|
Bodrum Tarihi
Halikarnassos'ta
(Bodrum'un eski adı) M.Ö. 484 yılında doğan ve "Tarihin Babası"
olarak bilinen HEREDOT'a göre Bodrum Dor'lar tarafından kurulmuştur.
Daha sonra Karya ve Leleg'ler bu bölgeye yerleşmişlerdir. M.Ö.650
yılında Megeralılar gelerek şehri genişletmişler adını da Halikarnassos
olarak değiştirmişlerdir. Bodrum M.Ö. 386 yılında Persler'in egemenliğine
girmiştir.
Halikarnassos
en parlak devrini M.Ö. 353 yılında Karya bölgesinin başkenti olunca
yaşamıştır. Dünyanın yedi harikasından biri olan Mausoleum bu
dönemde Kral Mausolos'un anısına kızkardeşi ve aynı zamanda karısı
olan Artemisia tarafından yaptırılmıştır.
Bodrum
M.Ö. 192 Romalıların eline geçmiş ancak bu dönemde önemli bir
gelişme göstermemiştir. M.S. 395 yılında Bizaslıların, M.S. XI
yüzyılda Türklerin eline geçmiştir. I. Haçlı savaşlarında Bizanslıların,
XIV. yüzyılda tekrar Türklerin eline geçmiştir. 1415 yılında Rodos
Şövalyelerinin eline geçmiştir. 1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman
döneminde tekrar Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır.
Cumhuriyetin ilanından sonra adı Bodrum olarak değiştirilmiştir.
Bodrum Kalesi
Bodrum
Kalesi iki liman arasında, üç tarafı denizlerle çevrili kayalık
bir yarımada üzerine kurulmuştur. Kuzey yönünden karaya bağlıdır.
Kale kareye yakın bir plan göstermektedir. 180 x 185 metre ölçülerindedir.
En yüksek yeri deniz seviyesinden 47,50 metre yükseklikteki Fransız
kulesidir. Bu kuleden başka İngiliz, İtalyan, Alman kuleleri ile
Yılanlı kule olmak üzere dört kule
daha
vardır. Kalenin doğu duvarı dışında kalan bölümleri, çift beden
duvarı ile takviye edilmiştir. Şövalyeler denizde güçlü bir donanmaları
olduğu için, denizden yapılacak bir hücumu savuşturacaklarına
inandıklarından, deniz surlarını zayıf bırakmışlar, kara tarafındaki
surları kuvvetlendirmişlerdir.
İç kaleye, yedi kapı geçilerek ulaşılır. Kalenin I. kapısı kuzeybatı
köşesindedir. Kapıya karakol yanından bir rampa yol ile ulaşılır.
Rampa başlangıcında kapı meyilin arkasında kalmaktadır. Böylece
kapı direk top atışlarından korunmuş olmaktadır. Mermer kapı lentosu
üzerinde Yunanca bir yazıt bulunmaktadır. 1512-1513 yıllarında
kalede komutanlık yapan Jacques Gatineau, kalede casusluk edeceklerin
cezalandırılacağını ihtar etmektedir. Bu da şövalyelerin çevrede
yaşayanlara güvenmediğini göstermektedir.
Kapıdan içeri girildiğinde kuzey hendeği diye adlandırdığımız
bölüme ulaşılır. Kapının iç tarafında üçlü bir arma grubu yer
almaktadır.
Bodrum kalesinin duvarlarında 249 arma vardır. Ayrıca 16 arma
da müze bahçesinde sergilenmektedir. Bu armalar genellikle birbirlerine
benzemektedir. Asılları boyalı olan bu armaların boyaları silindiği
için bir kısmının kime ait olduğu bilinememektedir. Armaların
üzerlerinde haçlar, düz veya yatay bantlar, ejder ve aslan figürleri
bulunmaktadır. Kale burçlarında bulunan armaların bazılarında
boya izleri hala görülmektedir. Fransız kulesinin kuzeydoğu üst
köşesindeki bayrak üzerinde, doğu duvarı, seyirdim yolunun Fransız
kulesine bakan tarafında, Sen Katerin kabartmasında renk izlerine
rastlanmaktadır.
Kalenin I. kapısının iç tarafında bulunan, üçlü arma grubunun
ortasındaki arma, kale komutanı Jacques Gatineau´ya aittir. Armaların
altındaki Latince yazıda "İnanç, Katolik kilisesi adına burada
Gatineau tarafından korunacaktır." denmektedir. Bu arma grubunun
solunda, kapı lentosunun üzerindeki aslan Hellenistik Çağa aittir.
Aslı bir arma köprüsü olan tahta köprüden, eğimli taş yola ulaşılır.
Hendeğin içi liman yapılmadan önce kısmen deniz suyu ile dolmaktaydı.
Sağdaki moloz duvar, kale hapishane olarak kullanıldığı zaman
ilave edilmiştir. Kalın duvarlı, çatısı eğimli, büyük yapı top
koruganıdır. Hendeğin batıdan gelecek hücumlara karşı korunması
için, üzerindeki armalardan anlaşıldığına göre 1513´te yapılmıştır.
Top mazgalları, hendek ve liman yönünde görülmektedir. Limana
girecek teknelerin su kesimine ateş edebilmek amacıyla deniz seviyesine
yakındır.
Günümüzde kuzey hendeği Bodrum Festivali´nin yapıldığı, tiyatro
oyunlarının oynandığı bir alan olarak değerlendirilmektedir. Oturma
kademelerinin gerisinde, hendeğin arkasında görülen mezar Roma
Devrine aittir.
II. kapı üzerinde en tepede taçlı bir kartalın bulunduğu üçlü
bir arma grubu yer almaktadır. Üçlü arma grubunun solunda tek
bir arma yer almaktadır. Bu kapının solunda iptal edilmiş bir
kapı bulunmaktadır. Üzerinde iki arma bulunmaktadır. II. kapı
geçildikten sonra küçük bir avluya varılır. Avlunun denize bakan
yönünde içi dolgu olan liman kulesi bulunmaktadır. Top koruganının
girişi de buradadır. Kapı lentosu üzerinde imparator Hadrianus´la
ilgili Yunanca bir yazıt vardır. Top koruganı halen sanat galerisi
olarak kullanılmaktadır.
III. kapı çok iyi korunmuş bir kapıdır. Duvar içerisinde aşağıdan
yukarıya doğru hareketli demir levha için kapı boşluğu ve yağ
delikleri vardır. III. kapı üzerinde bize göre solda iki arma
bulunmaktadır. Tarikatın arması, sağda üstad-ı azam Guy de Blanchfort´un
(1512-1513) arması vardır. Alttaki haçlı armanın hangi şövalyeye
ait olduğu bilinmemektedir.
Bu kapıdan geçilince batı hendeğine ulaşılır. Sağda görülen beden
duvarındaki yeşil taşların tümü Mausoleion´dan getirilmiştir.
IV. kapının karşısındaki liman kulesi nişi içinde bir Romalı komutan
heykeli bulunmaktadır. Bu tür heykel gövdelerine çokça rastlanmaktaydı.
Bunların başları da ayrı yapıldığından yeni komutan geldiğinde,
eski komutanın başı alınarak gövdeye yeni komutanın başı konuyordu.
IV. kapı merdivenli bir tonoza açılır. Kapı üzerinde dört arma
bulunmaktadır. IV. kapıdan yukarı çıkmak yerine, batı hendeği
içindeki iki taraflı ağaçlıklı yolda ilerlendiğinde, antik Halikarnassos
ve çevresinden toplanmış sunaklar, lahitler ve çeşitli eserler
izlenir. Solda su deposundan başlayan taş duvar XIV. yüzyıl ortalarında
yapılmış Türk Kalesi´ne aittir. Şövalyeler sonradan Mausoleion´un
taşlarıyla burada izlenebileceği gibi, duvarları yükseltmişler
ve kaleyi büyültmüşlerdir. Şövalyeler hendekleri ulaşım yolu olarak
kullanmamışlar, asma köprülerle iç kaleye ulaşmışlardır. Hendeğin
kapatıldığı güney duvarı üzerinde Mausoleion´un yeşil taşlarından
yapılmış asma köprü ayağı görülebilir. Ayağın iki yanındaki duvar,
kale hapishane olarak kullanıldığında yapılmıştır. Hendeğin sonundaki
taş merdiven de sonradan ilave edilmiştir.
Merdivenin sağında duvar üzerinde görülen kabartmada Saint George´un
ejderhayı öldürmesi gösterilmektedir. Bu kabartmanın orijinal
yeri burası değildir. İç kaleden, İtalyan kulesinin kuzey duvarından
getirilmiştir. Saint George figürünün altında üç arma görülmektedir.
Merdiveni çıkınca karşımıza gelen kapı üzerinde, ortada Piere
d´Aubusson´un tarikat haçı ile birleşik arması bulunmaktadır.
1476-1503 yılları arasında Rodos´ta üstad-ı azam olarak görev
yapmıştır. Bir çok kere de Bodrum Kalesi´ni ziyaret etmiştir.
Kendisine sığınan Cem Sultan´ı tutsak ettiği için papa tarafından
kardinal başlığı rütbesiyle ödüllendirilmiştir. Arma üzerinde
püsküllü kardinal başlığı görülmektedir. Arma sarı zemin üzerine
çatallı kırmızı haçtır. Bundan başka iki arma daha vardır.
Kapıyı geçince sağda görülen küçük kule, asma köprünün kontrol
kulesidir. Bu kulenin batıdaki dış duvarı yüzünde II. Mahmut´un
tuğrası vardır. Üzerinde hicri 1235 tarihi okunmaktadır. Bu tuğra,
sol alttaki Malta haçından da anlaşılacağı gibi bir şövalye armasının
üzerine yazılmıştır.
İç kaleye girmek için geriye dönülüp, dar yol takip edilmelidir.
Solda kale duvarının üzerinde, yüksekçe bir yerde bir arma grubu
vardır. Bu arma ile ilgili bir fotoğraf sonradan kapatılmış mazgal
deliklerinden birinde sergilenmektedir.
VI. kapının üzerindeki Latince yazıtta "Efendimiz uyurken
bizi koru, uyanıkken kurtar. Senin koruman olmadıkça bizi kimse
koruyamaz." denmektedir. Yazıtın altında üçlü bir arma grubu
bulunmaktadır. Bu kapıdan geçilince kalenin güney bölümüne ulaşılır.
Burada çevre duvarı iki tanedir. VII. Kapının karşısında su yalağı
olarak kullanılmış iki lahit bulunmaktadır. VII. kapı üzerinde
üçlü bir arma grubu vardır.
Kesik tonozlu bir koridorla iç kaleye girilir. Bu koridorun altında
bir sarnıç bulunmaktadır. İç kale girişi üzerinde de bir önceki
arma grubu işlenmiştir. İç kalede ve şapelin altında ondört sarnıç
vardır. Kale muhasara edildiği zaman, gerekli su bu sarnıçlardan
sağlanabilmiştir. Bu sarnıçlardan bazıları halen kullanılmaktadır.
İç avluda antik dünyanın ve yörenin tüm ağaç ve çiçeklerini görmek
mümkündür. Bunlardan biri defnedir. (Grekçe´si daphne, Latincesi
laurus). Anadolu´da zakkum diye bilinen bu ağaç çiçekleri ve yaz
kış dökülmeyen yaprakları ile kaleyi süslemektedir. Kralların
ve soyluların gölgesini sağlıklı buldukları çınar ağacı kalenin
orta avlusundadır. Antik dünyada çok önemli yeri olan zeytin ağacı
ile pek çok törende kullanılan mersin de yetiştirilmektedir. Mersin
Afrodit´in kutsal ağacı idi. Kuşlardan güvercin, çiçeklerden de
gül Afrodit´e adanmıştı. Güvercinlerin selamlamalarıyla karşılaşmak
ve gül kokularını duymak belki de kaleyi gezenlere Afrodit´i anımsatacaktır.
Adam otu tükenmekte olan bir bitkidir. Bu yüzden kalede itina
ile yetiştirilmektedir. Bu otun tıpta anestezide kullanıldığı
bilinmektedir. Yaz boyunca en güzel moru açan ipek karanfilleri,
her türlü rengi olan gülfatmaları (sardunya), çeşitli kaktüsleri,
begonvilleri ve Kıbrıs akasyasından, çam, gölge ağacı, nar ve
duta kadar Akdeniz iklimine uygun her türlü çiçek ve ağacı kalede
görmek mümkündür.
Mausoleum
Dünyanın
yedi harikasından biri olarak kabul edilen Mausoleum'un yapımına
Karya Satrabı Mavsolos zamanında (tahmini M.Ö.355) başlanmış ölümünden
sonra kızkardeşi, aynı zamanda karısı olan Artemissia yapımına
devam etmiştir.
Bu
eser İon düzeninde 36 sütünun süslediği orijinali 46 metre yüksekliğinde
olan ve tepesinde bir zafer arabası bulunan 21 basamaklı bir piramidin
taçlandırdığı dev bir anıt mezardır.
M.S.
13 yüzyıla kadar korunan antik mezar önce bir depremle yıkılmış
daha sonrada taşları Bodrum Kalesinin yapımında kullanılmıştır.
Ayrıca bu mezara ait birçok kabartma ve heykeller 1856 yılında
İngiliz Arkeolog C. Newton tarafından British Museum'a götürülmüştür.
Bu yüzden bu anıta ait eserlerin çoğu British Museum'da, ancak
çok az bir kısmı Bodrum'da sergilenmektedir.
Antik
Tiyatro
Helen
döneminden günümüze gelen önemli kalıntılardan biridir. Kapasitesi
13.000 kişiliktir. 3 ana bölümden oluşmaktadır. Bunlar Sahne,
Orkestra ve Oturma yeridir. Bina uzun dikdörtgen bir yapıdır.
Her iki uçta oyuncuların gireceği birer kapı bulunmaktadır. Bunlardan
başka 3 ana giriş kapısı bulunmaktadır.1973 yılında yapılan kazılardan
sonra açık hava müzesi olarak düzenlenmiştir.
Ay giriyor sahneye ve günümüze ulaşan anıtsal Antik Tiyatro, Göktepe´
nin güney yamacında ışıldıyor.. Antik geleneğe uygun, yamaca sırtını
dayamış bu yapı, sahne (skene), orkestra çukuru ve oturma yerleri
(kavea ya da theatreon) ile Mavsolos döneminde onarılıyor ve aynı
zamanda, Anadolu´ nun en eski tiyatrolarından biri sayılıyor.
Yumuşak ana kaya oyularak yamaca yaslanan oturma yerleri, ortadan
geçen ´diazoma´ ile ´alt maenia´ ve ´üst maenia´ diye iki bölüme
ayrılıyor. Gezip göreceğiniz Antik Tiyatro´ da günümüze oldukça
sağlam biçimde oluşan ve 12 radyal merdivenle 11 parçaya ayrılan
alt bölümü gezecek, oturma yerlerinin bazılarının üzerine yazılan
adları -ola ki o çağda- tiyatroya yardım veren ya da kombine bilet
alan kişilerin adlarını - okuyabileceksiniz!
Mindos
Kapısı
Halikarnassos'un
iki giriş kapısından biri olan Mindos Kapısı Bodrum'un Batı tarafındadır.Günümüze
kadar sadece duvar kalıntıları kalmıştır. Turkcell'in sponsorluğunda
kazı ve restorasyon çalışmaları devam etmektedir.
Büyük
İskender şehri kuşatmaya M.Ö.333 yılında bu kapıdan girmiştir.
Çok zorlu bir direnişten sonra şehri fethetmiş ve Mausoleum hariç
tüm şehri tahrip etmiştir.
Kaynak
: Bodrum Belediyesi İnternet Sitesi
|